20 Nisan 2010 Salı

Internet, Bilgi ve Sınırlar Ötesi

Celal Bayar Üniversitesi öncülüğünde Manisa Valiliği, Manisa Belediyesi ve Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliği ile gerçekleştirilen III. Manisa Web Tasarım Yarışması, “Manisa’nın Tarihi ve Doğal Güzellikleri” sloganıyla gerçekleştirildi. Her yıl farklı bir slogan ile düzenlenmekte olan yarışmanın bu yılki hedefi, Manisa il merkezi ve ilçelerindeki tarihi yerleri ve yapıları, doğal güzellikleri özgün bir şekilde tanıtacak web sayfalarını Internet dünyasına kazandırmaktı. Bilindiği gibi, bu yarışma ve diğer Internet haftası etkinlikleri ile her yıl biraz daha geniş bir kitleye ulaşmak, öğrencilerimizi bilişim ve internet teknolojilerini daha verimli kullanmaya teşvik etmek ve bunu başarıyla gerçekleştirenleri de desteklemek ilke edinilmektedir. Yarışmanın bu yıl seçilen sloganı, katılan web sitelerinin tasarımları ve içeriği, ödül törenindeki konuşmalar, gerçekten de doğru bir amaç doğrultusunda ilerlenildiğini gösteriyordu. Slogandan yola çıkarak rahatlıkla, Internet'in bir kentin tanıtımında ne kadar önemli olduğunu ve bu konuda yapılması gereken çok şey olduğunu ifade edebiliriz. Ne yazık ki buradaki dolambaçlı yolların daha çok başında olduğumuz için de, turizm planlamacılarının dünya kentlerinin imajı ve tanıtımına yönelik olarak bu konularda ne kadar çok ter döktüğünü tahmin bile edemeyiz.
Hiç şüphesiz ilimizin tarihi dokusu, doğal güzellikleri ve mitolojik yönü pek çok yönden fırsatlar barındırıyor. Manisamızı her alanda bir turizm kenti olmaya hazırlıyoruz. Internet de bu konudaki tanıtım araçlarından en önemlisi. Bu konuda yapılması gereken çok şey var. Bilgileri birşekilde biraraya getirip web sayfasına cicili bicili, fiyakalı bir düzende yerleştirmek bunun için yeterli mi dersiniz? Bu işin ciddi bir içerik planlaması gerektirdiğinin altını da çizmeliyiz. Bu noktadan hareketle, kentimizin coğrafi ve kültürel dokusunun bir haritasını çıkarmanın, tarihi zenginliklerden nelerin, ne kadar ve ne şekilde sunulması gerektiğinin ve bütün bunları yaparken de doğal güzelliklerimizi bütünüyle korumanın tartışmasız önemini bir kez daha hatırlamakta çok fayda var.

Tarihi zenginliklerimizin methini yapmakta ne kadar haklıysak, onlara olabildiğince iyi sahip çıkmamız gerektiğini de unutmamalıyız. Hepsini bilinçli bir şekilde paylaşıma açabilmeliyiz. Sakınılması gerekenleri sakınacak şekilde tedbirler alırsak, gelişme yönünde bir adım sonrasını düşünebiliriz. Aksi takdirde yapılan paylaşım ile oluşan tüm güzellikler bir anda elimizden kayıp gidebilir. Turist gözü yalnızca müze, kitapsaray, camii ve açıkhava müzeleri gibi yerleri değil, onların yanında şehrin bütününü de onunla bir görür. Tüm sokakların bu doku ve imaj ile oluşturulması hem yaşayanlar hem de yeni gelenler için görsel bir bütünlük oluşturabilir. Son yıllarda bu yönde atılan adımları çevre temizliği gönüllülerinin de desteklediğini görmek gerçekten sevindirici. Herkes bıraktığı her bir çöpün arkasından sonsuza dek geleceğini düşünmeli, birbirini uyarabilmeli, bunu toplumsal bir kazanım olarak görebilmelidir. Bu konuda ne kadar titizlik gösterirsek o kadar kazanırız, birbirimize kazandırırız.
Internet ancak var olan gerçekleri elektronik ortama aktarabilir. Evet, belki PhotoShop ile bazı gereksiz kabloları temizleyip görsel bir netliği oluşturmak bu sanal alemde mümkün. Peki ya yaptığımız işin, çekilen bir kablonun, her gün geçtiğimiz yollarda bıraktığımız atıkların, çalıştığımız masanın ve bahçemizin düzeni de bir kültür unsuru değil midir? Turizm aslında kültürel bir misafir ağırlama sürecidir. Misafirperverliği ile ünlü bir halk olarak kısa zamanda bu konudaki geleneklerimizi ve ailevi gelişmişlik düzeyimizi evlerimizden sokaklarımıza da taşımalıyız. O zaman çiçekli balkonlarımız, kafes pervazlarımız, sokaklardaki tertemiz sebillerimiz ile gerçek bir turizm kenti olabiliriz. Sayısal olarak ifade edebileceğimiz çoklukta, şık ve düzenli mekanlar bizi daha güzel kentlere doğru götürecektir. Bugün yüzde onbeş ise bu tür yerler bu rakam iki yıl içerisinde yüzde kırklara çıkarılabilirse anlamlı bir gelişme düzeyini temsil edebilir. Yüzde kırk çehresi güzelleşmiş bir Manisa'ya gelecek olan ziyaretçiler, ticari olarak da tüm esnafın kazanç düzeyini en az yüzde elli yükseltecektir. Tarihi süreç içerisinde nasıl ki ekonomik kalkınma daima ticaret yolları ile bağlantılıdır, bugün de ziyaretçi hareketliliğinin önemli bir kısmı Internet'ten bir şekilde geçmektedir. Denizyolu, demiryolu, karayolu ya da hava yolları aracılığı ile her ne sebep ile olursa olsun Manisa'dan geçecek olanların sayısını arttırmak, geçerken de burada konaklamalarını ve gezinmelerini sağlamak için Manisalılar Internet'te olmalı, planlı bir şekilde bu konuda "organize" olmalıdır.

Manisa Haber Gazetesi: 21 Nisan 2010

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür eder, yeni yorumlarınızı dört gözle beklerim.

Yine gelin...