21. Yüzyıl, Uluslararası İlişkiler ve Yoksulluk
Yüzyılımızın başlarında bir konsey toplandı. Kent Konseylerinin ilk temelinin atıldığı bu zirvede 6-8 Eylül 2000 günü Birleşmiş Milletler'in New York'taki genel merkezinde pek çok konu görüşüldü. Bu konulardan biri de yoksulluk. Yoksulluk ile mücadele eden müreffeh devletler, daha müreffeh olmasını istedikleri dünyanın yoksul ve ikinci sınıf halkını kalkındırmak istiyorlar. Kalkınma teşvikleri hep kafamı karıştırmıştır. Teşvikler sayesinde "daha güzel bir dünya" oluşturmak için henüz pek gelişememiş bir takım toplulukları desteklediklerinden bahsederler. Bir sürü şart koşarlar bu teşviklerden yararlandırmak için, tıpkı bankalar gibi. Mutlaka da birşeyleriniz ipotek altındadır, borç bitene kadar iflah olmazsınız.
Bir diğer yandan da bazı sahneler geliyor gözümün önüne, bu sahnede "bana yan baktın, sokağı kirlettin, hastalıklısın, çok gürültü yaptın" gibi binbir çeşit bahaneyle ezik bir kimlik haline getirdiği birilerinden menfaat sağlayan tipler var. Asıl niyeti hizmetini gördürmek, sonra elindeki bilyeleri de almak ve "gitsin yeter ki" noktasında çekilmektir. Biraz da şunları yap, biraz da bunları diye onu oyalarken diğer yandan kendisi herşeyi silip süpürüverir. Oysa ki madalyonun diğer yüzüne bakarsak ortalığı kirleten de, toplatacak birine ihtiyacı olan da, bütün bunları yaptırıp bu karmaşada geçimini temin eden de odur.
Tabii ki, bu mahallenin büyükleri, saygın kişilikleri varsa eğer ne mutlu. Bu eşkiyalığa ancak onlar bir dur diyebilirler. Biraraya gelen mahalle sakinleri bu tür sıkıntıları çözmek, çözemedikleri durumda da müdahale etmek durumunda kalırlar. Yardımlaşmak, zayıfın yanında olmak, kalkındırmak ve güç birliği yapabilmek için omuz verirler birbirlerine. Örgürlük, eşitlik, dayanışma, hoşgörü, doğaya saygı, ortak sorumluluk taşıma gibi ilkeler ve değerler doğrultusunda bilinçli şekilde hareket ederler.
Tekrar baştaki konuya dönersek, çok anlamlı birliktelikler en üst düzeyde gerçekleştiriliyor, bazı süreçler işletilmeye çalışılıyor. Kent konseyleri de bunlardan biri ve kendilerine sunulan eylem planlarını "Türkçeleştirip" gündeme taşıyorlar. Lakin benim kafama takılan bir soru var, "az gelişmişlik" konusunda ele alınan sorunlar ve başlıklar bize fit mi, değil mi? Söz konusu hedeflere bakılırsa: "Mutlak Yoksulluk ve Açlığı Ortadan Kaldırmak, Herkesin Temel Eğitim Almasını Sağlamak, Kadınların Durumunu Güçlendirmek ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Sağlamak, Çocuk Ölümlerini Azaltmak, Anne Sağlığını İyileştirmek, HIV/AIDS Sıtma ve Diğer Salgın Hastalıların Yayılımını Durdurmak, Çevresel Sürdürülebilirliği Sağlamak, Kalkınma için Küresel Ortaklıklar Geliştirmek". Kararı size bırakıyorum. Detaylı bilgileri bulabileceğiniz adres: http://www.la21turkey.net
Önümüzdeki hafta Manisa Haber Gazetesi'nde 10. yazım yayınlanacak. Okuyucularıma çok teşekkür ederim, görüşlerime değer verip okumaya zaman ayırdıkları için. Manisa Haber Gazetesi yöneticilerine, sayın Filiz Ağar'a, sayın Bedriye Aksakal'a ve tüm ekibe tek tek teşekkürü bir borç biliyorum. Her hafta Çarşamba günleri bu köşede yayınlanan yazıyı ertesi gün bloğumda arşivliyorum. Bloğumu İngilizce olarak da yayınlamayı düşünüyorum. Eğer ilgilenenler olursa benim için büyük bir onur olur. Adresim: http://sev-al.blogspot.com/ E-posta: sevalozbalci@gmail.com
Sevgilerimle, iyi haftalar dilerim.
Manisa Haber Gazetesi: 02 Haziran 2010
Sevgilerimle, iyi haftalar dilerim.
Manisa Haber Gazetesi: 02 Haziran 2010



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumunuz için teşekkür eder, yeni yorumlarınızı dört gözle beklerim.
Yine gelin...