23 Nisan Korosu, LÖSEV ve Yaşamın Baharı
Yılın her mevsimi başka güzel. İlkbaharda doğada yaşanan coşku, yeni nesli ve gençliğin tazeliğini çağrıştırıyor. O nedenle de her yıl bu bayramların 23 Nisan ve 19 Mayıs'ta kutlanması ayrı bir haz veriyor. Bayramların bu tarihler ile arasındaki ilişki yalnızca bu bağlamda değil, aynı zamanda anlamları açısından da örtüşüyor. 23 Nisan, çocuklar, yeni bir meclis ve demokrasinin Türk Milletine verdiği dinamizmi temsil ediyor. 19 Mayıs ise Atatürk'ün gençliğe verdiği değeri ve onların vatanına sahip çıkmasından duyduğu, dünyada eşi olmayan bir Milli Mücadele'nin başlangıcını. Genç nesil, çocuklarımız, Milli Eğitim'in çiçekleri her yıl bu törenlere öğretmenlerinin rehberliğinde hazırlanıyor.
Milli Eğitim Müdürümüzün önderliğinde bu yıl 23 okuldan binlerce çocuk ve aileleri, öğretmenleri ile birlikte hayatlarında çok güzel bir deneyime imza attılar. Hepsini gösterdikleri çabadan dolayı tebrik etmeliyiz. 23 Nisan Korosu oluşumu çok ciddi bir uğraştır. Bu yıl gurur duyarak bu anlamda bir ilkin kentimizde gerçekleştirildiğini gördük. Yalnızca Manisa'da da değil, Türkiye'nin dört bir yanında bu konuda illerimiz adeta yarışıyorlar. Antalya, Bursa’da da çalışmalar yapılıyor. Anlamlı hedefler doğrultusunda, kurumlar önderliğinde örgütlenme, kentleşme bilinci yolunda önemli bir adımdır. Kendilerinin bu önderliği ile belki de önümüzdeki yıllarda bu iş daha da gelenekselleşir ve tüm ülkeye yayılır. Hangi ülkenin her ilinde ilköğretim yaş kuşağından binlerce öğrenciyi bir araya getirecek kadar güçlü bir organizasyonu vardır ki? 23 Nisan sayesinde böyle bir güce sahip olduğumuz için çok şanslıyız. Kutlamalarda yapılan nitelikli etkinlikleri desteklemeliyiz, çocuklarımız da bu birliktelikten güç almalılar.
Ne güzeldir 23 Nisan, bayram için hazırlanılır, stada gidilir, gösteri yapılır ya da bayram sabahları coşku ile gösteriler izlenir. Bu seremoninin yaşanması çocukluğun en keyifli kısmıdır, hediyeler alınır, verilir, büyükler daha bir cömertleşir. Hoş, ailesinin yanında ve sağlığı yerinde olanlar için her gün bayram gibidir, bu saydıklarımızı yaşayamayanlar olduğu aklımızdan bile geçmez. Bu yıl 23 Nisan'ı çok yakın dostlarımız, kızlarının Lösemi teşhisi ile kaldırıldığı hastanede geçirdiler. Biz de yanlarında olamasak da, onlardan aldığımız haberler doğrultusunda, hep ismini duyduğumuz LÖSEV'i yakından tanıma imkânı bulduk. Lösemi %91 tedavi edilebilen bir hastalık, ancak 4-5 yıllık bu tedavi sürecinde hem maddi hem manevi büyük bir sermaye gerekiyor. İşte LÖSEV bu sermayeyi çocuklar için tedarik etmeye, bir arada tutmaya çabalıyor. Yardımlar, destekler, bağışlar da bu kurumu ayakta tutuyor. Vakfın bir önemli kaynağı da http://www.ispanak.com.tr/ adresinden ulaşılabilen LÖSEV ürünleri. O ürünler hastalıkla savaşan çocuklarımızın umut kaynağı. Web sitesine girip bakarsanız, son derece kaliteli ve harika tasarlanmış ürünler var. Kartpostallar, hediyelik eşyalar, taraftar ürünleri, nikâh şekerleri o kadar güzel ki.
Yılın her mevsimi güzel, hayatın da her demi. Çocuklarımız da uzun ve dolu dolu yaşasınlar. Yaşarken ellerinden tutup diğer kardeşlerinin birlikte yaşamanın keyfini çıkarsınlar. Hasta olanlar da moral bulsun diğerlerinin cıvıltıları ile kapalı kapılar ardında kalmadan. 23 Nisan korosu rekor için de söylesin, LÖSEV'li çocuklar için de. Sergiler açılsın onların yararına, hediyeler gönderilsin LÖSEV etiketli. En önemlisi de çocuklarımız bizden gördükleri ve onları yönelttiğimiz yolda kardeşliği ve ortak hedeflerin önemini öğrensin bu sayede. Ve böylece "Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı" bir kere daha anlamını bulsun, yarınlar için bir umut olsun. Herkese sağlıklı günler dileklerimle.
Manisa Haber Gazetesi: 28 Nisan 2010



Yaşama sevinci veren bir mevsim ve yaşamı elimizden alabilecek bir hastalığı çok güzel bir araya getirmişsin...yüreğine sağlık.
YanıtlaSilGüzel Gönüllü Arkadaşım, çarşamba günlerini özellikle bekler oldum. Farkında olunması gereken bir konuyu daha çok güzel dile getirmişsin. Çocuklarımız bizim yarınlarımız, umutlarımız... Gülen yüzleri hiç solmasın , desteklerimizi esirgemeyelim...Unutmayalım ki, küçük damlalardan büyük birikintiler oluşur:)
YanıtlaSilEbru BALKANLI
Teşekkür ederim, sizler ile değer kazanıyor bu satırlar. Umarım bir yerlere ulaşır çabalar...
YanıtlaSil