14 Nisan 2010 Çarşamba

Gençlik, Talebelik ve Öğrenme Arzusu


Mark Twain, "Eğitim kafayı geliştirmek içindir, belleği bilgiyle doldurmak için değil" diyor. Belleğimizi sürekli bir şeyler ile dolduruyoruz, eğitim de bunlar arasında bizi geliştiren, yaşadığımız dünyayı ve birbirimizi anlamamıza yardım eden en önemli kısmı oluşturuyor. Yaşam boyu eğitim konusu eğitimin sürekliliğini vurgulamak için kullanılıyor olsa da nerede başlıyor, temelleri nasıl atılıyor hiç düşündünüz mü? Aile, bebeklik, çocukluk, okul yılları, gençlik derken hep bir şekilde "talebe" oluyoruz da, bu süreç içinde ne zaman öğrenmeyi gerçekten ve içtenlikle talep ediyoruz?

Kitle iletişim araçları evimizin bir ferdi, bir bileni olmadan önceki dönemleri bir hatırlayalım. Gençliğin ilk yıllarına kadar ki öğrenciliği daha dar bir çerçevede; öğrenci, aile ve okul arasında üçlü bir döngü içinde sınırlı iken, yetişkinliğe erişen çocuk "sosyal" kimliğini lisede sorgulamaya başlıyordu. O yıllarda önümüzdeki hedefler hiç gelmeyecek kadar uzaklardaymış gibi geliyordu bizlere. Yine de gerçekten kendini mesleğine adamış, değerli öğretmenlerimiz vardı. Bizlere hedeflerimizi belirleme ve kendimizi geliştirme konusunda doğru telkinler verirler, öğrenme arzusu duyacağımız şekilde, pekiştirerek ders işlerlerdi.
Geçtiğimiz Pazar günü yapılan Üniversite sınavında (YGS) Manisa Lisesi'nde görevliydim. Ben de bir Manisa Lisesi mezunuyum. Maalesef, mezun olduğu günden bu güne kadar bir kere bile liseye uğramamış olanlarından hem de. Aradan uzun yıllar geçtikten sonra bizi ayıran üniversite sınavı tekrar bir araya getirdi. Ne ilginçtir ki bizim mezun olduğumuz yıl kaldırılan ikili sınav sistemine dönüldüğü yılda ben de tekrar okulumdaydım. Aradan bir nesil geçmiş, tam 18 yıl olmuş. Müdürümüz sayın Kazım Germiyanoğlu, 1887'de kurulmuş olan okulun köklü kültüründen bahsettikten sonra yeni öğretim yılında da Anadolu Lisesi olarak hizmet vereceklerini belirtti. Manisa Lisesi aynı zamanda dinamik ve güçlü eğitim bir kurumu. Onun sınıfındaki pek çok lise bugün artık kolej statüsünde eğitim veriyor. Manisa Lisesi'nin kurum kültürünü korumak, bugünün gençlerinin dinamizmini ve mezunların ortak hafızasını birarada tutmak kentimize çok şey kazandıracaktır. Okul yönetimi bu konuda eski mezunlar ile söyleşi günleri yaparak önemli bir adım atmış bile. ‘Manisa Lisesi Mezunlarıyla Buluşuyor’un konukları gerçekten Türkiye'nin önde gelen isimleri. 5 Haziran'da düzenlenecek şenlik de yine bu konudaki gelişmelerden. Bu liseden mezun olduk, çok şeyler öğrenerek bugünlere geldik, öğretmenlerimizin omuzlarındaki yükü daha yeni yeni anlıyoruz. Gençlerimiz bu sıralardan Manisa’nın ve Türkiye’nin geleceğine uzanacaklar, bizlerin sahip çıktığı ve yükselttiği değerlere tutunacaklar.

Yetiştirdiği kişiler ile bağlarını güçlendirerek değerlerine daha çok sahip çıkan bir kentimiz var. Bir yanda Mevlevihanesi’nde Selçuklulardan gelen eğitim anlayışıyla şehzade hocalarını yetiştiren âlimleri, diğer yanda Saray-ı Amire’sinde Osmanlı’nın yükseliş dönemi şehzadelerinin ve veliaht padişahlara dersler veren dönemin en ünlü Avrupalı eğitmenlerinin misafir edildiği geniş bir yelpaze Manisa. Bu yelpazede yüzyıllara yayılan bir eğitim kenti kültürünü bugüne taşıyor. O günlerin izleri Manisa Yangını’nda, depremlerde ve kültür enflasyonunda erezyona uğramış olsa da tam olarak silinmiş değil. Bu kent okul sıralarında gerçek eğitim almış, evrensel düşünen pek çok kişiyi de yetiştirmiş, dünyaya kazandırmıştır. Ünlü Hint düşünürü J. Krishnamurti çok güzel özetlemiş: "Gerçek eğitim, insana düşünmeyi öğretir." Gençlerimizi düşünmeye, kendilerini geliştirmeye, Internet’te, kütüphanelerde ve gezip görerek araştırma yapmaya teşvik edecek Manisalı aydınlarımız, eğitmenlerimiz bir araya gelip istekli gençlere rehberlik etmeliler. Öğrenmeyi isteyenler onları izleyeceklerdir.

Manisa Haber Gazetesi: 14 Nisan 2010

3 yorum:

  1. Manisa Lisesi mezunu olmasam da okur okumaz lise günlerim geldi gözümün önüne :) okulum, öğretmenlerim, sıram, arkadaşlarım... Her ne kadar bir çok arkadaşımla görüşsem de o günlerin tadı daha bir başka...

    Ve malumunuz günümüz teknolojisinin en büyük nimetlerinden biri olan Facebook sayesinde çoğu öğretmenimle de görüşsem de 'okulumu özledim' :)

    Yüreğinize sağlık, yine alıp götürdünüz beni.. :)

    YanıtlaSil
  2. Sevalciğim, Manisa Lİsesi yılları unutulmazdı. Arkadaşlıklar dostluklar daha samimi ve içten, saygı ve disiplin daha bir başkaydı...Ailede daha çocukluktan başlayan eğitim hayatımıza değerli öğretmenlerimiz hep artılar kattı.Manisa Lİsesi bizim dostluğumuzun doğum yeri, Celal Bayar Üniversitesi büyüdüğü yer oldu...Seninle paylaştığımız uzun yıllar için söyleyebileceğim tek söz var;İyi ki varsın...Yüreğine sağlık ...

    YanıtlaSil
  3. Sevalcim yazın tüm eski yılların derlemesi olmuş canımcım.Düşüncelerine ve kelimelerine sağlık.Canımcım bende tüm yazılarını kendi profilimde paylaşıyorum.Senin gibi benim gibi düşünen tüm arkadaşlarıma yazılarını iletmek beni çok mutlu eder.Umarım sakıncası yoktur.
    Bu güzel yazılarının devamını sabırsızlıkla bekliyorum.
    Sevgilerimle Gönül

    YanıtlaSil

Yorumunuz için teşekkür eder, yeni yorumlarınızı dört gözle beklerim.

Yine gelin...